YÜCEL DEMİRER İLE AKADEMİ ÜZERİNE: "Türkiye’de egemenlerin iddiasının aksine, akademisyen rüzgara karşı da olsa doğru bildiğini söylemelidir ve bu yol kaçınılmaz olarak değişik düzeylerde yapılan siyasal faaliyetten geçmektedir"

​İlkini Sibel Özbudun'la gerçekleştirdiğimiz "Akademi Üzerine" söyleşilerinin ikincisini Yücel Demirer ile gerçekleştirdik. ViraVerita olarak akademinin eleştirel bir gözle tartışmaya açılmasına katkı sunmayı amaçladığımız bu söyleşilere verdiği yanıtlar ile destek olan Yücel Demirer'e çok teşekkür ederiz.

 

ViraVerita: Akademideki hiyerarşinin en alt basamağında olan asistanların iş güvencesizliği göz önünde bulundurulduğunda akademik özgürlük çerçevesinde düşüncelerini ifade edebilmeleri sizce ne kadar mümkün? Asistanların düşüncelerini ifade edebilmek için yaratabilecekleri mücadele biçimleri sizce nelerdir? 

Yücel Demirer: Bir bütün olarak akademik alanda düşünce ifade etme önünde engeller olduğu bilinen bir gerçeklik. Yalnızca politik ideolojik bağlamla sınırlı kalmayıp, ekonomik kaynak sınırlılığından, daha açık bir söyleyişle maişet derdinden de kaynaklanan sınırlar, akademik alanın olmazsa olmazı olan özgür irade belirtme olanaklarını sınırlandırıyor. Bahsi geçen darlığa bir de genç akademisyenlerin özlük haklarındaki gerilik ve kadrolarının güvencesizliği eklenince daha da karanlık bir durumu doğuyor. Bence asistan arkadaşların kadro cinsi, bölüm farkı, büyük-küçük üniversite farkı gibi ayrımları etkisizleştirecek bir örgütlü duruşu gerçekleştirmeleri ve seslerini başta sendikaları olmak üzere dernek ve diğer dayanışma biçimleriyle duyurmalarında fayda görünüyor.

ViraVerita: Bir meslek olarak akademisyenliğin siyasi sorumluluğu sizce nedir?

Yücel Demirer: Her meslek kişiye siyasi sorumluluk getirir. Ancak bu sorumluluk profesyonel işi bilgi üretmek olan bir grup için daha da öne çıkmakta. Türkiye’de egemenlerin iddiasının aksine, akademisyen rüzgara karşı da olsa doğru bildiğini söylemelidir ve bu yol kaçınılmaz olarak değişik düzeylerde yapılan siyasal faaliyetten geçmektedir.
 
ViraVerita: Sizce entelektüel üretimin değerini belirleyen bir ölçüt bulmak mümkün mü, bu bağlamda akademik performans kriterlerinin entelektüel üretimi motive etmesi açısından gerekli olduğunu düşünüyor musunuz? 
Yücel Demirer: Bunun tek bir ölçütü yok. Bu ölçütü nicelik ve/veya nitelikte arayan tercihler bizatihi siyasal ve sosyal alanın dinamiklerine de kendilerince bir yanıt vermiş oluyorlar. Bence nicel ölçme biçimlerini de dışlamayan ve fakat performans tekniklerine teslim olmadan akademik ürünün hayatı dönüştürme gücüne bakan yöntemler üzerine düşünmekte fayda var. Yalnızca puan için basılan makaleler, yeni bir şey demeyen kitaplar ortasında, akademik faaliyetin son tahlilde bir gönül işi olduğu unutulmamalı.
 
ViraVerita: Geniş katılımlı akademik etkinliklerin bazı ticari kuruluşlarla ortaklaşa düzenlenmesi, akademik etkinliklerin kalitesini sizce ne yönde etkilemektedir? 
 
Yücel Demirer: Para kullanışlıdır ama kirletme potansiyeli de yüksektir. Bir akademik etkinliğe duyacakları ve söyleyecekleri yerine o şehrin plajını dikkate alarak gidenler dışında kalanlar, etkinliğin parasal kaynaklarına mutlaka dikkat etmek  durumundadırlar. 
Bu web sitesinde yayınlanan yazıların tüm hakları ViraVerita.org'a aittir. Kaynak gösterilmesi durumunda dahi yazının tamamı izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan yazıya aktif link verilerek kullanılabilir. Yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlara aittir.
Go to top